“Bir milletin yarını, çocuklarının kalbinde şekillenir.”
23 Nisan sadece bir bayram değildir; bir milletin yeniden doğuşunun, umudunu kaybetmeyişinin ve geleceğini en kıymetli varlıklarına emanet edişinin en anlamlı ifadesidir. 1920’de açılan Türkiye Büyük Millet Meclisi, millet iradesinin en güçlü simgesi olarak tarih sahnesine çıkarken, bu büyük günün çocuklara armağan edilmesi dünyada eşi benzeri olmayan bir anlayışı ortaya koymuştur. Çünkü bu millet çok iyi biliyordu ki, bir ülkenin gerçek gücü sadece bugünü değil; yarını inşa eden çocukların kalbinde ve karakterinde saklıdır.
O gün açılan Meclis, sadece bir bina değil; bir milletin kaderine sahip çıktığının ilanıydı. Bugün o iradenin devamı, yetiştirdiğimiz çocukların şahsiyetinde yaşamaya devam edecektir.
Bugün bizlere düşen görev, çocuklarımızı sadece bilgiyle donatmak değildir. Onları aynı zamanda ahlakla, merhametle ve vatan sevgisiyle yetiştirmek zorundayız. Zira değerlerinden kopan bir nesil, köklerinden kopmuş bir ağaç gibidir; ayakta kalması mümkün olsa da sağlam durması mümkün değildir.
Unutmayalım ki emanet sadece korunmaz; hakkıyla taşınır. Çocuk da bir emanettir… ve emanetin hakkı, onu değerle büyütmektir. Çünkü gelecek kendiliğinden kurulmaz; yetiştirilen nesillerle inşa edilir.
Bizler çocukken bayram demek; sevinçti, paylaşmaktı, birlikti… Günler öncesinden heyecanla beklenen, gönüllerin bir olduğu, küçük mutlulukların büyük anlamlar taşıdığı özel zamanlardı. Bugün o ruhu yeniden yaşatmak istiyorsak, çocuklarımıza sadece imkân sunmak yetmez; onlara kimlik kazandırmalı, değer vermeli ve anlam yüklemeliyiz.
Unutmamalıyız ki bir milletin geleceği, yetiştirdiği çocuklar kadar güçlüdür. Çocuklara bırakılan bir ülke değil; çocuklarla yaşatılan bir vatan kalıcıdır.
Çocuklara bırakılacak en büyük miras; maddi imkânlar değil, güçlü bir karakter, sağlam bir inanç ve köklü değerlerdir. İşte bu bilinçle yetişen nesiller, sadece kendi hayatlarını değil; içinde yaşadıkları toplumu da güzelleştirir, güçlendirir ve geleceğe taşır.
Bu vesileyle, bu vatanı bizlere emanet eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve silah arkadaşlarını rahmet ve minnetle anıyor; Rabbimden hepsine rahmet diliyoruz. Onların emaneti olan bu toprakları, aynı inanç ve sorumluluk bilinciyle korumak ve gelecek nesillere aktarmak hepimizin en büyük vazifesidir.
FİLİZ ŞAHİN
Yorumlar
Kalan Karakter: